5 Temmuz 2010 Pazartesi

Taze Fasulye Salatası


Nefis bir taze fasulye salatası tarifi paylaşmak istiyorum sizlerle. Denedim çok güzel oldu, sitemde yani www.kadinsan.net'de de paylaştım. Bu güzel tarifi buraya da getireyim dedim.

Malzemeler:


1/2kg taze fasulye,
2 adet domates,
1 buçuk yemek kaşığı sıvıyağ,
3-4 diş sarmısak,
sirke,
tuz,
karabiber,

Hazırlanışı:


Taze fasulyeleri yıkayıp ayıklayın, uzunlamasına jülyen tarzda doğrayın. Tuzlu suda yumuşayana kadar haşlayın. renginin solmaması için haşlanmış fasulyeleri soğuk suya atın. Bir tencerede sıvıyağı kızdırın, doğradığınız sarımsakları bu yağda çevirin. Sudan çıkarıp süzdüğünüz fasulyeleri sarımsaklı yağın içine ekleyip, kısa bir süre pişirin.

İki domatesi yemeklik doğrayıp geniş bir kabın içine aldığınız fasulyelere ilave edin. Sirke, tuz ve karabiber ekleyerek harmanlayın.

Yayvan bir servis tabağına alarak servise sunun.

Afiyet olsun!

Kaynak: kadınsan.net

29 Mart 2010 Pazartesi

Sütlaç Tarifi



Sütlacı çok severim. Bugün güzel bir sütlaç yaptım, tarifini ve fotoğrafını da sizlerle paylaşayım dedim, aynı zamanda siteme yani Kadınsan.Net'e de koydum tarifi.

Malzemeler:
1 litre su
1 litre soğuk süt
1,5 çay bardağı pirinç 2 yemek kaşığı pirinç unu
2,5 su bardağı toz şeker
üzeri için: tarçın

Hazırlanışı:
1,5 çay bardağı pirinci yıkayıp 1 litre su ile ateşe koyun. Pirinçler yumuşayıp suyunu çekene kadar pişirin. Soğuk sütü ekleyin, birkaç kez karıştırıp kaynamasını bekleyin.
Diğer yandan bir kasede 2 yemek kaşığı pirinç ununu 1 su bardağı soğuk su ile ezin. Tencerede kaynayan sütten 1-2 kepçe alıp kaseye ekleyin.
Pirinç ununu tencereye ekleyin, arasıra karıştırarak 10 dakika kadar pişirin. 2,5 su bardağı toz şekeri ilave edip karıştırın, 1-2 taşım kaynatın.

Sütlacı kaselere bölüştürün, soğuyunca üzerlerine tarçın serpip servis edin.

Afiyet olsun.

Kaynak: www.kadinsan.net

11 Şubat 2010 Perşembe

Yoğurtlu Havuç Kavurması


Havuç çok faydalı bir sebzedir, çoğumuz biliriz bunu. Peki, bu midevi sebzeye mutfağımızda hak ettiği değeri veriyor muyuz acaba?
Çok kolay ve sağlıklı bir huvuçlu yemek tarifi paylaşacağım sizinle.
Yoğurtlu Havuç Kavurması.
Denemenizi tavsiye ederim.

Malzemeler:
5-6 adet havuç(güzelce temizlenip rendelenecek),
1 adet soğan(rendelenecek),
bir miktar sıvıyağ,
tuz, karabiber,
1 kase yoğurt,
2 diş sarımsak(isteğe bağlı),
pulbiber.

Hazırlanışı:
Rendelenmiş soğanı, sıvıyağ ile kavuruyoruz. Üzerine rendelenmiş havuçları ekliyoruz, tuz ve karabiber ekleyerek karıştırıyoruz.

Havuçlar pişerken kendi suyunu bıraktığı için, su eklemiyoruz.
Havuçlar yumuşayıp daha açık bir renk aldıktan sonra ocağın altını kapatıyoruz.

Bir kapta sarımsaklı yoğurt hazırlıyoruz. İstenirse, sade yoğurt da kullanılabilir, ben öyle yaptım.

Havuç kavurmamızı servis tabağına alıp üzerine sarımsaklı veya sade yoğurdumuzu döküyoruz. Üzerine pulbiber ekip ılık veya soğuk olarak servis ediyoruz.

Afiyet olsun!..

Kaynak: www.kadinsan.net

8 Şubat 2010 Pazartesi

Başka Dilde Sohbet

Kadınsan.Net'deki bir yazımı burda da paylaşmak istedim sizlerle...

BAŞKA DİLDE SOHBET
Nasıl da sınırlar içinde yaşıyoruz, düşüncelerimiz, duygularımız kalıplaşmış, isteklerimiz, arzularımız, o bitmek bilmez bencilliğimiz...
Metrodayım, diş doktoruma gidiyorum, canım sıkkın, suratım asık. Dişlerimi yaptırıyorum birkaç haftadır, ağzım dişlerim, ağrıyor.
Yemek yerken ağrıyor, nefes alırken hava alıp acıyor kesilmiş dişlerim. Bütün hayatımı etkiliyor günlerdir. Bir suratsızım, bir menuniyetsizim ki, sormayın gitsin.

Ayakta duruyordum metroda, koltuk boşaldı oturdum, yanıma da onbir oniki yaşlarında bir erkek çocuğu oturdu. Karşıdaki koltuğa da onun kardeşi olduğunu az sonra öğreneceğimiz daha küçük bir oğlan oturdu. İki kardeş sohbet etmeye başladılar, ama işaret diliyle!
Karşımdaki çocuğun yanındaki koltukta oturan adam, onun da yanında oğlu var, işaret diliyle konuşan çocukların babası olduğunu öğrendiğimiz yan tarafta oturan beyle konuşmaya başladı,"Kaç yaşındalar, kaç kardeşler, diğer çocuklar konuşabiliyor mu" falan diye.
Babayla konuşmakla yetinmeyip iki kardeşle de işaretle konuşmaya başlayınca, şaşırdım tabii. Bakışımı farkedip "benim de kayınbirader böyle" dedi, "oradan biliyorum".
Neşeli bir sohbet başladı, arada biz bilmeyenlere de tercüme ediliyor. Karnelerin kötülüğünden, ilerde ne olmak istendiğine, dışarıda çocukların karşılaşabilecekleri tehlikelere kadar uzun ve canlı bir sohbet devam ediyordu ben ineceğim durağa gelip metrobüsten indiğimde.
Merdivenlerden çıkıp üst geçitten geçerken şunu düşünüyordum, şımarıklık bu yaptığım; dişlerim ağrıyor, ağzımı açamıyorum diye canımı sıkıyorum, negatif enerji yayıyorum. Oysa, ne güzel gülen yüzler bıraktım az önce ardımda, onlarla ben de gülümsedim ağrıyan dişlerime aldırmadan.

Hayata ışıldayan gözlerle bakmak ve sıcacık gülümseyebilmek, öyle bir sürü şarta şurta bağlı değil. Sağlığın mükemmel, cebin para dolu olacak, harika bir evde yaşayacaksın, en lüks yerlere eğlenmeye gideceksin, insanlar yaşantına özenecekler. Böyle olması gerektiğini sanırız. Bunlar olunca mutlu olacağımızı, huzurlu olacağımızı, tatmin olacağımızı zannederiz.
Oysa fena halde yanılıyoruzdur. Ve zaman zaman, çıkıp da bize bunu söyleyecek birşeylere, güzel tesadüflere ihtiyaç duyarız.

O iki gülen yüz, işaret diliyle, gülümseyerek ve coşkuyla sohbet ederken, utandırdılar beni.

Evet, başka dilde bir sohbetti bu, hayatın dili, gerçeğin dili, umudun dili.
Tıpkı 'Başka Dilde Aşk' filmindeki gibi.
Sessiz dünyaya mensup coşkulu, umutlu, sevgi dolu Onur'la karşılaşan sevgisizlik ve gürültüden bıkmış Zeynep'in biraraya gelme hikayesi gibi...

Dişlerimizi Fırçalarken


Dişlerimizi fırçalamanın önemini biliyoruz, düzenli olarak da fırçalamaya özen gösteriyoruz. Peki, dişlerimizi doğru şekilde fırçalıyor muyuz?

Öncelikle kaliteli bir diş fırçası seçmeliyiz.
Diş hekimleri, genellikle uçları yuvarlatılmış, yumuşak kıllı diş fırçalarını önerirler. Çünkü, yumuşak kıllar dişeti dokusunu tahriş etmez.
Diş fırçamızın ağızdaki her dişe kolayca ulaşabilecek özellikte olması ve elimizde rahat bir tutuş sağlaması gerekmektedir.

Diş fırçamızı üç ayda bir değiştirmeyi ihmal etmemeliyiz.

20 Ocak 2010 Çarşamba

Bugün Doğum Günüm

21 Ocak benim doğum günüm.
Yaşımı söylemeyeceğim, hanımlara yaş, erkeklere maaş sorulmaz derler ya. Ama anladınız siz, bu klişeye sığınmamdan da anlaşılacağı üzere, onsekizi, yirmiyi çoktan geçmiş durumdayım.

Yaşı boşverelim de, geride kalanla hesaplaşmaya bakalım. Ya da yeni gelenle ilgili yapacağım planlara mı baksam. Evet, evet, bu daha iyi.
Olan olmuştur zaten, yapacak bir şey yok. Yaşanan yaşanmış, yaşanamayan yürekte ukde, boğazda düğüm olarak kalmıştır.
Belki de o ukde, bilmediğimiz bir şanstır, bize verilmiş bir sadakadır. Allah bilir...


Yazının devamını okumak için Tıklayınız

28 Aralık 2009 Pazartesi

Siyah Noktalardan Kurtulalım

Özellikle yüzümüzdeki siyah noktalar canımızı çok sıkar, güzelliğimizi gölgeler.

Nedir siyah noktalar, neden oluşur, ne yaparsak önüne geçeriz, oluştuktan sonra nasıl yok edebiliriz?

Siyah nokta adıyla bilinen komedon, sık rastlanan bir cilt problemidir, sivilce gibi bunlar da, ciltteki yağ bezeleri nedeniyle oluşur.
Siyah noktaların en önemli nedeni, ciltteki yağ üretiminde meydana gelen artıştır.
Ergenlik dönemindeki hormonal değişimler ve etkiler nedeniyle, yağ bezleri büyür ve yağ üretimi artar. Yağ bezlerinin salgıladığı yağın, cilt gözeneklerinden atılması beklenir ama fazla üretilen bu yağ, gözeneklere ulaşan kanalları yoğunlaşmış yağ kütlesi nedeniyle tıkar.
Tıkanmanın tam olduğu durumlarda komedona rastlanır. Siyah nokta aslında sivilcenin bir başlangıç dönemidir. Her siyah nokta sivilceye dönüşmez ama her sivilce siyah noktanın oluşum evresinden geçer.

Deride bulunan floro bakterileri, yağdan tıkalı olan bu kanal içinde enfeksiyona yol açabilirler. Böylelikle, kırmızı, iri, iltihaplı sivilceler oluşur. Böyle sivilceler iz bırakabilir, iyileştirilmeleri daha zordur. Oral yoldan antibiyotik ve başka sivilce ilaçları alınması gerekebilir. Siyah noktaların sivilceye dönüşmeden uygun şekilde tedavisinin yapılması gerekir.

Cilt tüpüne uygun olmayan kozmetik ürünler, adet kanamalarından 2gün-bir hafta öncesi, terleme, ayrıca bazı kişilerde güneş ışığına sık maruz kalma siyah noktaları fazlasıyla artırır.

Siyah nokta tedavisi aslında basit uygulamalar ile çözüme ulaşabilir. Burada amaç çeşitli nedenlerle tıkanmış olan yağ kanallarını temizleyip açmaktır.

Siyah noktalarla mücadele için birkaç öneri:

- Haftada üç kez ılık bir yüz kompresini yüzünüzde bekletin. Bir çay kaşığı okaliptüs ya da çay ağacı yağını bir kap ılık suya ekleyin ve bir bezi bu suya batırın. Bezle yüzünüze 10- 15 kez kompres yapın.

Haftada birkaç kez, yüzünüzü bir çay bardağı biberiye eklenmiş sıcak suyun buharına tutun.
Biberiye, antiseptik özelliğe sahip olduğu için, ciltteki, iltihapları önler.

Başka bir tarif de şudur:
Bir kase yoğurda, bir limonun suyunu karıştırın. Gözlerinize gelmemesine dikkat ederek, bu karışımı yüzünüze yayın. 15 dakika bekledikten sonra yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın. Limon suyu cildi temizler, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besleyip, yağ miktarını dengeler. Bu maske, haftada bir kez uygulanmalıdır.

www.kadinsan.net