10 Temmuz 2010 Cumartesi

Biberiyenin Faydaları


Biberiyenin ne kadar faydalı bir bitki olduğunu, biberiye çayının ve yağının birçok rahatsızlığa iyi geldiğini biliyor muydunuz?

Biberiye ballıbabagillerden familyasından olan ve Kuşdili olarak da bilinen bir bitkidir. Ülkemizde yabani olarak batı ve güney kıyılarında yetişmektedir Anavatanı Akdeniz Bölgesidir. Bileşiminde tanen uçucu yağ ve acı maddeler bulunan biberiyenin, birçok rahatsızlığı iyileştirici etkisi vardır.

Biberiye çayı sindirim sistemi sorunlarına karşı kullanılır. Hazımsızlığa iyi gelir, mide ve bağırsakları uyarır, gaz giderici, kramp çözücü etkisi vardır.

Dolaşım sistemini uyarır, dolaşım bozukluklarında kullanılır. İdrar söktürücü özelliği de vardır. Düşük tansiyona karşı faydalıdır.

Migren ve diğer baş ağrısı çeşitlerine karşı çok faydalıdır.

Grip, nezle soğuk algınlığı belirtilerine karşı da kullanılabilir.

Biberiye çayı hafızayı güçlendirmede de destek olarak kullanılır.

Biberiye çayının zayıflatıcı özelliği de vardır.

Biberiye yağı ile yapılan masajlar kas ve eklem ağrılarında çok iyi sonuçlar vermektedir.

Biberiye yağı hücre yenileyici özelliğiyle küçük yaraları, çizikleri, morlukları çok çabuk iyileştirmektedir.

Yorgunluk ve güçsüzlük hallerinde gerek çayı gerekse banyosu kullanılabilir.

Biberiye çayını cildimiz için de kullanabiliriz. Tonik olarak yüzümüze uyguladığımızda cildi canlandırıcı etkisini görürüz. Ayrıca mikrop kırıcı özelliği de cilt için faydalıdır.

Biberiyeyi nasıl kullanalım?


Çay olarak kullanacaksak:
2 çay kaşığı biberiye 1 bardak kaynar suyla haşlanır ve 10 dk demlendikten sonra süzülerek içilir. Günlük olarak 2-3 bardak içilebilir.

Biberiye banyosu şeklinde faydalanacaksak: 50 gr biberiye 1 litre suda kaynama derecesine kadar ısıtılır. 25-30 dk demlenir süzüldükten sonra banyo suyuna eklenir. Uyarıcı ve canlandırıcı etkisi nedeniyle gec geç vakitte yapılması tavsiye edilmez.

Biberiye yağının kullanımı: Eklem ve kas ağrıları için haricen kullanılır, sorunlu bölgeye biberiye yağı uygulanarak masaj yapılır, çizik ezik, morluk olan bölgelere de az miktarda biberiye yağı sürülebilir. Cilde uygulandığında bölgedeki kan akışının artırarak ağrıları giderici ve yaralanmaları iyileştirici özelliği vardır.

Biberiyenin Önerilmediği Durumlar:

Biberiye tansiyon yükselmesine neden olabileceği için, yüksek tansiyon problemi olanlara önerilmez.
Bibieriyenin hamileler tarafından de kullanılmaması gerekir, çünkü biberiyenin içerdiği oleanolic asit, gebelikte düşük riskini arttırabilir.

9 Temmuz 2010 Cuma

Regl Döneminde Nasıl Beslenmeliyiz?

Regl dönemi bazı kadınların korkulu rüyasıdır. Beslenmeyle ilgili bazı önemli noktalara dikkat ederek, her ay tekrarlanan bu sıkıntılı süreçteki sorunları bir ölçüde azaltmak mümkün.

Adet döneminde magnezyum içeriği yüksek olan besinleri tercih etmenin faydasını görürüz. Çünkü magnezyum, kasları rahatlatıcı etkisiyle adet döneminde meydana gelen karın kramplarının giderilmesinde etkili olur. En iyi magnezyum kaynakları; soya, baklagiller, balık, et, lifli yeşil sebzeler, muz, elma, kuru kayısı, ceviz, fındık, fıstık ve işlenmemiş tahıllardır.

Demir içeriği yüksek olan besinler de adet döneminde özellikle tüketeceğimiz besinlerden olmalıdır. En iyi demir kaynakları kırmızı et, karaciğer, dalak, yumurta, kuru meyveler, yeşil sebzeler, kuru baklagiller, üzüm pekmezi. Besinlerle alınan demirin emilimini engellememek amacı ile çay ve kahve bu dönemde özellikle daha az tüketilmelidir.

B vitamini de bu dönemde bizim için çok önemlidir. B vitamini açısından zengin olan besinleri de soframızdan eksik etmemeliyiz. B vitamini açısından zengin olan besinler, tahıllar, özellikle tam buğday unu, bulgur, kuru baklagiller ve karaciğerdir.

Adet döneminde ve öncesinde artan tatlı ihtiyacını tatlı ve çikolatayla değil, meyve ve kuru meyvelerle karşılarsak, daha doğru davranmış oluruz. Bol bol sebze ve meyve tüketmek, hem ruhsal hem fiziksel olarak kendimizi bu dönemde daha iyi hissetmemizi sağlayacaktır. Adet döneminde kola gibi kafein içeren asitli içeceklerden de uzak durmamız gerekir.

Adet döneminde tuz tüketimini mümkün olduğunca azaltmanın faydası vardır. Çünkü tuz, vücudumuzdaki şişkinliği arttıracak, daha fazla rahatsız olmamıza neden olacaktır.

Bu dönemde az ve sık sık yemeli, basit şeker ve karbonhidratlar yerine bol miktarda sebze ve meyve, kafeinli ve gazlı içecekler yerine de, bol bol su ve taze meyve suyu tüketmeliyiz.

8 Temmuz 2010 Perşembe

Diş Hassasiyeti

Günlük yaşamda canımızı sıkan ve ağız sağlığımızı tehdit eden önemli bir sorundur diş hassasiyeti. Peki, nedenleri ve önleme yolları hakkında bilgi sahibi miyiz?

Hassasiyet, dişlerin soğuk, sıcak, ekşi ve tatlı besinler, diş fırçalama, hatta çok ilerlemiş durumlarda dokunma karşısında verdiği, keskin bir ağrı veya sızı şeklindeki tepkidir. Sık karşılaşılan bir sorundur bu. En yaygın olarak diş çekilmesi sorununun bir belirtisi olarak karşımıza çıkar. Diş etleri normal şartlar altında diş köklerini kaplayarak, örterek çeşitli uyarıcıların dentin kanallarına etki etmesini önler. Fakat diş etleri çekilmeye başlayınca bu koruyucu etki ortadan kalkar ve diş kökleri savunmasız kalır. Bu da dişlerde aşırı derecede hassasiyete neden olur.

Diş eti çekilmesi dışında dişlerde oluşan başka çeşit sorunlarda da dişlerde hassasiyet meydana gelir.

Diş hassasiyetinin ve diş eti çekilmelerinin başlıca nedenleri nelerdir?

Dişlerin çok sert şekilde fırçalanması ve çok sert kıllı diş fırçalarının kullanılması diş eti çekilmelerine, dolayısıyla diş hassasiyetine neden olabilir.

Kola, maden suyu ve meyve suyu gibi asitli içeceklerin sıkça tüketilmesi ve bunlardan sonra diş temizliğinin ihmal edilmesi, dişlerde aşınmaya ve hassasiyete neden olabilir.

Diş gıcırdatma, diş yüzeyinde aşınmaya, dişlerde hassasiyete ve diş eti çekilmelerine yol açabilir.

Diş temizliği veya diş beyazlatma gibi bir müdahale sonrası dişlerde kısa süreli bir hassasiyet meydana gelebilir.

Diş hassasiyetini nasıl önleyebiliriz?

Dişlerde hassasiyeti ve diş eti çekilmelerini engellemek için, dişlerimizi yumuşak kıllı bir diş fırçasıyla günde iki kez, fazla bastırmadan, hafifçe fırçalamalıyız.

Asitli yiyecek ve içeceklerin tüektiminden mümkün olduğunca kaçınmalıyız.

Hassasiyeti önlemek ve gidermek için yapılacaklar konusunda daha iyi bilgilenmek için diş hekimimze başvurabiliriz.

Semizotlu Cacık


Cacık bizde aile boyu çok sevilir. Semizotu da ekliyorum ben cacığa. Çok güzel oluyor. Siz de deneyin.

Malzemeler:
Büyük bir kase yoğurt,
iki salatalık,
biraz dereotu,
biraz maydanoz,
iki üç dal semizotu,
iki diş sarımsak,
bir tatlı kaşığı sıvıyağ,
tuz,
biraz su.

Hazırlanışı:

Yoğurdu biraz su ilavesiyle açıyoruz, içine rendelediğimiz veya küçük küpler halinde doğradığımız salatalıkları ekliyoruz. Diğer yeşillikleri ve sarımsağı da ilave ediyoruz. en son olarak tuzunu ve sıvıyağı ekliyoruz. Buzdolabında biraz dinlendiriyoruz, soğutuyoruz. Yemeğin yanında sunuyoruz.
Afiyet olsun!

Kaynak: kadınsan.net

6 Temmuz 2010 Salı

Yazın Nasıl Beslenmeliyiz?


Yazın aşırı sıcaklarda dengeli ve yeterli beslenme çok önemlidir. Yaz aylarında sağlıklı beslenmeye dikkat ediyor muyuz?

Uzmanlar yaz aylarında artan sıcaklıkla birlikte bebek, çocuk, yaşlı ve hamileler ile, tansiyon, kalp, şeker gibi kronik hastalıkları bulunan kişiler başta olmak üzere, herkes için bir takım ekstra sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini belirtiyorlar. Bu sorunların başında, güneş çarpmaları, gıda zehirlenmeleri ve sıvı kaybının neden olduğu rahatsızlıkların geldiğini ifade eden uzmanlar; "Sıcak yaz aylarında hafif ve sulu gıdalar tercih edilmelidir. Kızartma ve aşırı yağlı besinlerden mümkün olduğunca uzak durulmalı, taze sebze ve meyvelere ağırlık verilmelidir. Yaz aylarında vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral alımını sağlamak için, her gün birkaç porsiyon meyve ve sebze mutlaka tüketilmeli, nohut, mercimek, fasulye gibi besinlere sofrada yer verilmelidir. Kızartma yerine, fırında pişirme, ızgara ve haşlama yöntemleri tercih edilmelidir" diyorlar.

Balık, et, yumurta, fındık, fıstık ve ceviz tüketimi, sıcaklarda güçsüz düşen vücudun direncini yükseltir. Ayrıca şekerleme, çikolata, bisküvi gibi basit şeker içeren yiyeceklerin yerine, kuru üzüm, erik ya da A ve C vitaminlerinin zengin olduğu taze meyve ve sebzeler tercih edilmelidir.

Sıcaklarda aşırı terleme ile vücuttan suyla beraber, sodyum, potasyum gibi mineraller de atıldığı için, halsizlik, nabız zayıflığı, yorgunluk ve dolaşım bozuklukları meydana gelebilmektedir. Sıvı kaybını önlemek için, günde en az 2-2,5 litre su içmeye özen gösterilmelidir. Gazlı ve kafeinli içecekler yerine de bitki ve meyve çayları, süt, ayran, taze meyve suları tercih edilmelidir.

Bebek ve çocuklar sıvı kayıplarını ifade edemeyebilecekleri için anneler bu konuda dikkatli davranmalıdır. İshal, bebek ve çocuklarda özellikle yaz aylarında vücuttan önemli ölçüde su, tuz ve mineral kaybına yol açar. Anneler hem çocuklarının yeterli miktarda sıvı aldıklarından emin olmalı, hem de ishal konusunda dikkatli olmalıdırlar.

Beren Saat'in Makyajı


Muhteşem finaliyle akıllara kazınan Aşkı Memnu'nun Bihter'i Beren Saat'in makyajı çok konuşuluyor. Sade ama çok etkileyici bu makyajın sırlarını öğrenmek ister misiniz?

Genç kızların yeni gözdesi, Aşk-ı Memnu dizisinin Bihter'i Beren Saat, pürüzsüz cildiyle ve sade güzelliğiyle dikkat çekiyor. Güzel oyuncu etkileyici bakışları için siyah renkte kalem kullanıyor. Far yerine, göze uygulanan kalemi göz kapağına dağıtıyor ve göz makyajını bolca rimelle tamamlıyor. Böylece gözleri ön plana çıkaran, dumanlı ve seksi bakışları elde ediyor.

Beren Saat'in cildi berrak olduğu için, aydınlatıcı bir fondöten ve hafif bir pudra onun güzelliği için yetiyor. Allık seçiminde ise iddialı, kadınsı tonları tercih ediyor. Çoğunlukla gözler ön planda olduğu için, dudak parlatıcısı ve açık renk bir ruj başarılı oyuncunun makyajını tamamlıyor.

Kaynak: Takvim Gazetesi

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Taze Fasulye Salatası


Nefis bir taze fasulye salatası tarifi paylaşmak istiyorum sizlerle. Denedim çok güzel oldu, sitemde yani www.kadinsan.net'de de paylaştım. Bu güzel tarifi buraya da getireyim dedim.

Malzemeler:


1/2kg taze fasulye,
2 adet domates,
1 buçuk yemek kaşığı sıvıyağ,
3-4 diş sarmısak,
sirke,
tuz,
karabiber,

Hazırlanışı:


Taze fasulyeleri yıkayıp ayıklayın, uzunlamasına jülyen tarzda doğrayın. Tuzlu suda yumuşayana kadar haşlayın. renginin solmaması için haşlanmış fasulyeleri soğuk suya atın. Bir tencerede sıvıyağı kızdırın, doğradığınız sarımsakları bu yağda çevirin. Sudan çıkarıp süzdüğünüz fasulyeleri sarımsaklı yağın içine ekleyip, kısa bir süre pişirin.

İki domatesi yemeklik doğrayıp geniş bir kabın içine aldığınız fasulyelere ilave edin. Sirke, tuz ve karabiber ekleyerek harmanlayın.

Yayvan bir servis tabağına alarak servise sunun.

Afiyet olsun!

Kaynak: kadınsan.net