12 Temmuz 2010 Pazartesi

Rüyalar

Bazı kişiler çok rüya görür, bazıları ise hiç rüya görmediklerini iddia ederler. İşte rüyaların nedenleri, niçinleri...

Psikyatri uzmanı Doç.Dr. Selçuk Aslan,herkesin rüya gördüğünü ama bazılarının hatırladığını ifade ediyor.Derin ve deliksiz uyuyan kişilerin rüyalarını hatırlamadıklarını, rüyaların hatırlanmasının, uykunun ara ara bölünmesine bağlı olduğunu söyleyen Aslan, bir kişinin uyksu süresinin yaklaşık iki saatinin uykuda geçtiğini belirtiyor. Görülen rüyalar uyandıktan 5-6 dakika sonra büyük ölçüde unutuluyor.

Doç Dr. Selçuk Aslan, uykunun pasif bir süreç olmadığını, duygu ve düşüncelerin uykuda da devam ettiğini belirtiyor. Rüyaların kişinin içinde bulunduğu ruh halinden etkilendiğini, korku, endişe ve üzüntünün rüyada da devam ettiğini dile getiren Aslan rüyaların, mantıklı giden rüyalar ve kopuk kopuk görülen rüyalar olarak ikiye ayrıldığını söylüyor.

Rüyalardan fazla etkilenmemek gerektiğini, rüyada görülen olumsuz şeylerin üzerinde çok durulursa, kişinin ruh halinin bundan etkileneceğini ifade eden Aslan, önemli olanın, rüyalarımızı olumlu ve yapıcı şekilde yorumlamak olduğunu söylüyor.

Makyajın Uzun Süre Dayanması İçin

Makyaj konusunda bizi en çok rahatsız eden noktalardan birisi kuşkusuz, özene bezene yaptığımız makyajın daha bir saat geçmeden akmaya, dağılmaya başlamasıdır. Bunu nasıl önleriz?

Makyajın daha kalıcı olması, özellikle bu sıcak yaz günlerinde akıp bulaşıp güzelliğimizi gölgelememesi için, birkaç ayrıntıya dikkat etmemiz yeterli olacaktır.

Ten rengine uygun bir stick fondötenle makyaj için baz hazırlamak iyi bir tedbirdir. Çünkü stick fondöten hem iyi bir kapatıcıdır, hem de uzun süre dayanır.

Stik fondöteni tüm yüze uyguladıktan sonra, işe gözlerle başlayın. Küçük bir makyaj fırçasıyla toz yani pudra fondöteni göz çevresine yayın. Bu biraz sonra süreceğiniz rimelin akmasını da önleyecektir.

Rimel ve göz kalemlerinde waterproof özellikli yani su geçirmeyen, akmayan ürünleri seçmeye özen göstermek gerekir.

Göz kaleminin hafifçe dağılması sizi rahatsız etmemelidir, çünkü bu, gözlerde etkileyici dumanlı bir görüntü ortaya çıkmasına neden olur ve gayet doğal durur. Fazlaca dağılan bir ürün kullanıyorsanız, biraz daha dayanıklısını seçebilir veya eyeliner kullanabilirsiniz.

Rujunuzun daha dayanıklı olmasını hemen kaybolup gitmesini istemiyorsanız, dudak çevrenize ve dudak çizgisinin hemen üzerine parmak ucunuzla biraz pudra fondöteninizden sürün. Böylece süreceğiniz ruj daha kalıcı olacaktır. Ayrıca rujdan önce kaliteli bir parlatıcı sürmek de, rujun daha kalıcı olmasını sağlayacaktır.

Kaynak: kadınsan.net

10 Temmuz 2010 Cumartesi

Mısır Unlu Patlıcan Kızartması



Değişik, lezzetli bir tarifi paylaşacağım sizlerle.
'Mısır unlu patlıcan kızartması'.
Klasik patlıcan kızartmasından farklı olarak, patlıcanlar haşlanıyor ve mısır ununa bulanarak kızartılıyor...

Malzemeler:
6 adet patlıcan,
1 su bardağı mısır unu,
tuz,
kızartmak için sıvıyağ.

Hazırlanışı:

Patlıcanlar yıkanıp temizlenerek sapları temizleniyor ama saplarından ayrılmıyorlar. Aynı şekilde saplarından ayırmadan iki taraflarından bıçakla kesilerek dört parçaya ayrılıyor, yelpaze şekli alıyorlar, tuzlu suda haşlanıyorlar. Haşlanarak yumuşayan patlıcanlar, alınıyor, suları sıkılıyor ve sığ bir kapın içinde mısır ununa bulanıyorlar. Mısır ununa güzelce bulanan patlıcanlar sıvıyağda kızartılıyor.

Kızaran patlıcanlar sığ bir tabağa alınıyor ve yanında salatayla, çeşitli garnitürlerle servis edilerek afiyetle yeniliyor.

Çok lezzetli oluyor, denemenizi tavsiye ederim...

Kaynak: kadınsan.net

Hangi Burç Nasıl Makyaj Yapmalı?

Hayatımızın her alanını etkileyen astroloji, güzelliğin en önemli tamamlayıcısı olan makyajda da varlığını gösteriyor. Güzellik uzmanları, kadınlara kişilikleri, yüz tipleri ve bulundukları ortama göre makyaj uygulamalarını öneriyor. İşte bu sebeble astrolojide yer alan toprak, hava, ateş ve su guplarından yola çıkılarak uygulanan makyaj stillerinden biri de sizin için. Deneyin, sonuçtan memnun kalacaksınız...

Ateş grubu: Koç, Aslan ve Yay bu grubun temsilcileri. Ateş grubu kadınları, dikkat çekmeyi ve çekiciliklerini ön plana çıkarmayı severler. Fark edilmek en büyük arzularıdır. Makyajlarında da dikkat çekici çizgileri ve renkleri kullanmayı severler Ateş grubu kadınlarının rengi kırmızı ve siyah. Gözlerde siyah far ve kalem kullanmaları öneriliyor. Eye-liner, göz makyajının vazgeçilmez ürünü. Gölgelemelerde beyaz farlar çok işlerine yarar. Rujda ve allıkta kırmızı tonları tercih ederlerse içlerindeki dikkat çekme isteğini tatmin edebilirler.

Su grubu: Yengeç, Akrep ve Balık bu grubun burçları. Grubun rengi yeşil. Sezgilerin ve içgüdülerin temsilcisi su grubu, yeşilin her tonunu kullanabilir. Özellikle nil yeşili kullandıklarında daha gizemli mesajlar verebilirler. Göz makyajında vazgeçemeyecekleri, kahverengi kalemler ve beyaz farlarla yapılmış gölgeler. Çocuksu tenlerine şeftali rengi allık kullanmaları gerekiyor. Ruj seçiminde ise pembenin bütün tonları, ayrıca oranj, su grubu kadınlarının kullanması gereken renkler.

Hava grubu: Hava grubunun burçları olan İkizler, Terazi ve Kova, özgürlüğün ve bağımsızlığın temsilcileri. Hava grubu kadınlarının rengi, mavi ve pembe. Gözlerde maviden laciverte kadar her tonu rahatlıkla kullanabiliyorlar. Yanaklarda ise pembe allık ciltlerine ışıltı katıyor. Ruj seçiminde de yine pembe ve tonları ağırlık kazanıyor.

Toprak grubu: Toprak grubu kadınları sakin ve evcimen huyludurlar. Boğa, Başak ve Oğlak bu gruptan. Abartıyı sevmez, sadeliği tercih ederler. Makyajda da sade ve göze çarpmayan renkleri uygulamaları gerekiyor. Kahverengi, toprak grubunun rengi. Yüzün her kısmında kahverengiyi rahatlıkla kullanabilirler. Farlar, allıklar, rujlar hep bu rengin hakimiyetinde. Pastel tonlardan seçecekleri makyaj malzemeleri kullanmaları öneriliyor. Açık tenliler, şeftali tonlarını da makyajlarında uygulayabilirler.

Fırında Sebze



Geçen gün denediğim fırında sebze tarifini sizlerle de paylaşmak istiyorum. Güzel oldu, siz de deneyin, bakalım beğenecek misiniz?

Malzemeler:
300 gr kıyma,
2 patlıcan,
2 kabak,
2 patates,
7-8 adet çarliston biber,
4 domates,
2 soğan,
yarım yemek kaşığı salça,
tuz,
karabiber.

Hazırlanışı:

Kabak, patlıcan ve patatesler ve çarliston biberler yıkanır, doğranır ve sırayla sıvıyağda kızartılır. Öte yandan doğranan soğanlar ile kıyma küçük bir tavada kavrulmaya başlanır, salça ve iki adet doğranmış domates de eklenir, tuz ve karabiber de eklenerek pişirmeye devam edilir. Pişen kıymalı sos kenarda bekletilir.

Kızartılan sebzelerin yarısı bir tepsiye dizilir, üzerine kıymalı sos dökülür, sebzelerin geri kalanı dizilir, üzerine domates dilimleri yerleştirilir. Tepsinin kenarından biraz ılık su eklenir. Isırılmış fırında sebzeler ve üzerindeki domatesler yumuşayana kadar pişirilir.

Afiyet olsun!

Biberiyenin Faydaları


Biberiyenin ne kadar faydalı bir bitki olduğunu, biberiye çayının ve yağının birçok rahatsızlığa iyi geldiğini biliyor muydunuz?

Biberiye ballıbabagillerden familyasından olan ve Kuşdili olarak da bilinen bir bitkidir. Ülkemizde yabani olarak batı ve güney kıyılarında yetişmektedir Anavatanı Akdeniz Bölgesidir. Bileşiminde tanen uçucu yağ ve acı maddeler bulunan biberiyenin, birçok rahatsızlığı iyileştirici etkisi vardır.

Biberiye çayı sindirim sistemi sorunlarına karşı kullanılır. Hazımsızlığa iyi gelir, mide ve bağırsakları uyarır, gaz giderici, kramp çözücü etkisi vardır.

Dolaşım sistemini uyarır, dolaşım bozukluklarında kullanılır. İdrar söktürücü özelliği de vardır. Düşük tansiyona karşı faydalıdır.

Migren ve diğer baş ağrısı çeşitlerine karşı çok faydalıdır.

Grip, nezle soğuk algınlığı belirtilerine karşı da kullanılabilir.

Biberiye çayı hafızayı güçlendirmede de destek olarak kullanılır.

Biberiye çayının zayıflatıcı özelliği de vardır.

Biberiye yağı ile yapılan masajlar kas ve eklem ağrılarında çok iyi sonuçlar vermektedir.

Biberiye yağı hücre yenileyici özelliğiyle küçük yaraları, çizikleri, morlukları çok çabuk iyileştirmektedir.

Yorgunluk ve güçsüzlük hallerinde gerek çayı gerekse banyosu kullanılabilir.

Biberiye çayını cildimiz için de kullanabiliriz. Tonik olarak yüzümüze uyguladığımızda cildi canlandırıcı etkisini görürüz. Ayrıca mikrop kırıcı özelliği de cilt için faydalıdır.

Biberiyeyi nasıl kullanalım?


Çay olarak kullanacaksak:
2 çay kaşığı biberiye 1 bardak kaynar suyla haşlanır ve 10 dk demlendikten sonra süzülerek içilir. Günlük olarak 2-3 bardak içilebilir.

Biberiye banyosu şeklinde faydalanacaksak: 50 gr biberiye 1 litre suda kaynama derecesine kadar ısıtılır. 25-30 dk demlenir süzüldükten sonra banyo suyuna eklenir. Uyarıcı ve canlandırıcı etkisi nedeniyle gec geç vakitte yapılması tavsiye edilmez.

Biberiye yağının kullanımı: Eklem ve kas ağrıları için haricen kullanılır, sorunlu bölgeye biberiye yağı uygulanarak masaj yapılır, çizik ezik, morluk olan bölgelere de az miktarda biberiye yağı sürülebilir. Cilde uygulandığında bölgedeki kan akışının artırarak ağrıları giderici ve yaralanmaları iyileştirici özelliği vardır.

Biberiyenin Önerilmediği Durumlar:

Biberiye tansiyon yükselmesine neden olabileceği için, yüksek tansiyon problemi olanlara önerilmez.
Bibieriyenin hamileler tarafından de kullanılmaması gerekir, çünkü biberiyenin içerdiği oleanolic asit, gebelikte düşük riskini arttırabilir.

9 Temmuz 2010 Cuma

Regl Döneminde Nasıl Beslenmeliyiz?

Regl dönemi bazı kadınların korkulu rüyasıdır. Beslenmeyle ilgili bazı önemli noktalara dikkat ederek, her ay tekrarlanan bu sıkıntılı süreçteki sorunları bir ölçüde azaltmak mümkün.

Adet döneminde magnezyum içeriği yüksek olan besinleri tercih etmenin faydasını görürüz. Çünkü magnezyum, kasları rahatlatıcı etkisiyle adet döneminde meydana gelen karın kramplarının giderilmesinde etkili olur. En iyi magnezyum kaynakları; soya, baklagiller, balık, et, lifli yeşil sebzeler, muz, elma, kuru kayısı, ceviz, fındık, fıstık ve işlenmemiş tahıllardır.

Demir içeriği yüksek olan besinler de adet döneminde özellikle tüketeceğimiz besinlerden olmalıdır. En iyi demir kaynakları kırmızı et, karaciğer, dalak, yumurta, kuru meyveler, yeşil sebzeler, kuru baklagiller, üzüm pekmezi. Besinlerle alınan demirin emilimini engellememek amacı ile çay ve kahve bu dönemde özellikle daha az tüketilmelidir.

B vitamini de bu dönemde bizim için çok önemlidir. B vitamini açısından zengin olan besinleri de soframızdan eksik etmemeliyiz. B vitamini açısından zengin olan besinler, tahıllar, özellikle tam buğday unu, bulgur, kuru baklagiller ve karaciğerdir.

Adet döneminde ve öncesinde artan tatlı ihtiyacını tatlı ve çikolatayla değil, meyve ve kuru meyvelerle karşılarsak, daha doğru davranmış oluruz. Bol bol sebze ve meyve tüketmek, hem ruhsal hem fiziksel olarak kendimizi bu dönemde daha iyi hissetmemizi sağlayacaktır. Adet döneminde kola gibi kafein içeren asitli içeceklerden de uzak durmamız gerekir.

Adet döneminde tuz tüketimini mümkün olduğunca azaltmanın faydası vardır. Çünkü tuz, vücudumuzdaki şişkinliği arttıracak, daha fazla rahatsız olmamıza neden olacaktır.

Bu dönemde az ve sık sık yemeli, basit şeker ve karbonhidratlar yerine bol miktarda sebze ve meyve, kafeinli ve gazlı içecekler yerine de, bol bol su ve taze meyve suyu tüketmeliyiz.