19 Kasım 2010 Cuma

Jet Kasalar ve Bizim Kuşak

Biraz önce bir alışveriş macerasını daha okuduğum 'Alışveriş Cadısı' Banu Tuna benim üniversiteden, İletişim Fakültesinden sınıf arkadaşım. Yıllardır ne görüşmüşlüğümüz, ne konuşmuşluğumuz var, ama yıllıktaki isminden ve resminden dolayı hatırlıyorum kendisini. Yazılarını da zevkle okuyorum.
Teknolojik yeniliklerden tırstığından bahsetmiş, Migrostaki jet kasayla olan mücadelesini anlatmış, zorlandığını ama yılmadan tekrar deneyeceğini yazmış.Ne kadar yakın buldum kendime. Bizim kuşak, şu anda otuzlu yaşlarını sürenlerin kuşağı garip bir topluluk. Biz siyah-beyaz televizyonu, tek kanallı dönemi de yaşadık, özel televizyonların, özel radyoların doğuşunu da gördük, internetin ortaya çıkıp herşeyi ele geçirişini de. Koca koca walkmenleri de kullandık, ipodları da...
Teknolojik gelişmelerden tırstık ama hayatın içinde olduğumuz, bunları kullanıp ilerlemeye mecbur olduğumuz için kayıtsız kalamadık ve hayatımızın parçası yaptık çoğunu da.
Hem şanslı hem de şanssız bir kuşağız biz...Çok şey gördük, çok şey kazandık ve çok şey de kaybettik. Değişimler, hıphızlı değişimler çağında yaşadık gençliğimizi ve erken yetişkinliğimizi...

Mutlu Bayramlar!

Biraz geç oldu, bugün bayramın son günü, ama herkesin bayramını kutlamak istedim.
Tüm sevdiklerimizle nice güzel bayramlara hayırlısıyla...
Dün uzaklardaki yeğenimle mesajlaştık.Bir telefon mesajı bile, mesajdaki çook çokk öptüm sözü bile insanı mutlu edebiliyor.
Mutlu olmak o kadar da zor değil aslında. Biz zorlaştırıyoruz. Kendimize ve çevremizdekilere mutluluğu yasaklıyoruz sanki farketmeden... Vazgeçmeliyiz bundan. Farketmeli ve vazgeçmeliyiz...
Kendinizin ve sevdiklerinizin kıymetini bilin. Sağlıkla ve huzurla geçen her an için şükredin... Ben öyle yapmayı geç de olsa öğrendim...
Herkese tekrar mutlu bayramlar...

24 Ekim 2010 Pazar

Ben geldim...

Ekimin sonuna geldik. Birkaç ay olmuş buraya uğramayalı.Özlemişim...
Sonbaharı yaşıyoruz, sert soğuklarla geçecek gibi görünüyor pek yakında gelecek olan kış...
Hayat da böyle değil m? Yaz geliyor seviniyoruz, bir bakmışız ki geçivermiş, düşen yapraklar ve yağmurları ağırlıyoruz yine, içimize işleyen soğuklar geliyor ardından, sonra güneş tekrar yüzünü gösteriyor. Çiçek açan dallar, uçuşan polenler, arkasından yine sarı bir yaz.

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Bacaklarımız Güzel Olsun


Güzel bacaklara sahip olmak, her kadının istediği bir şeydir. Özellikle de yazın, bacakların güzelliği ayrı bir önem kazanır.

Bacaklarınızı güzelleştirmek o kadar da zor değil. Biraz özen göstermek yeterli.

- Bir vücut lifiyle bacaklarınıza peeling yapmak, ölü hücreleri uzaklaştırır, kan dolaşımını hızlandırarak bacaklarınızın sağlık ve güzelliğine katkıda bulunur.
- Jilet, ağda gibi yöntemler yerine epilasyon, bacaklarınızın daha güzel görünmesini sağlayacaktır.
- Bronz bacaklar her zaman daha güzel görünür. Güneş ve solaryumdan yana değilseniz, bronzlaştırıcı pigmentlere sahip bir bronzlaştırıcı ürün kullanabilirsiniz.
- Bacaklarınıza nemlendiricinizi sürerken, ayak bileklerinizden başlayarak dairesel hareketlerle masaj yapabilirsiniz. Bu masaj, bacaklarınızdaki kan akışını hızlandıracaktır. Bunu hergün uygulayın.
- Bacak kaslarınızı çalıştıran egzersizler uygulayın. Bu egzersizleri düzenli olarak uygularsanız, sonuç çok güzel olur.
- Dans edin. Salsa gibi hareketli dansların dersini de alabilirsiniz, evde müziğin sesini açarak da kendinizi ritme bırakabilirsiniz. Dans etmek, bacaklar için çok faydalı bir egzersizdir.

Kaynak: kadınsan.net

27 Temmuz 2010 Salı

Mısırlı Et Sote


Et soteyi sevmeyenimiz var mı? Ben çok severim. Kendi damak tadıma göre yaptığım mısırlı et sote tarifini, sizlerle de paylaşayım dedim.

Malzemeler:

1/2 kg sotelik dana eti
1 adet kuru soğan
3 diş sarımsak
6 adet sivri biber
2 adet domates
1 yemek kaşığı salça
1 küçük kutu mısır konservesi,

2 yemek kaşığı sıvı yağ
biraz tuz, karabiber, kırmızı pul biber,

Hazırlanışı:

Eti yüksek ateşte pişirelim. 2 kaşık sıvı yağ ve küp küp doğradığımız soğanı ilave edelim. Pişirmeye devam edelim.

Soğanlar pembeleşince, ikiye böldüğümüz sarımsakları ve ince ince doğradığımız biberleri ekleyelim.

Mısırları kutudan çıkararak yıkayıp süzelim ve tencereye ilave edelim.

Son olarak da, doğranmış domatesi ve salçayı ekleyerek 20 dakika kadar pişirelim.

Sıcak olarak servis edelim.

Afiyet olsun!..

Kaynak: kadınsan.net

20 Temmuz 2010 Salı

Yağlı Ciltlere Soda ve Limonlu Buz


Cildiniz yağlıysa ve bu sıcaklarda bu şikayetiniz daha da artıyorsa, işte size yağlanan, parlayan cildinizi ferahlatmak için doğal bir yöntem...

İçine yarım limonun suyu sıkılmış bir şişe sodayı, buz kalıbına doldurun ve buzluğa koyun. Hergün bir adet buz küpünü temiz cildinizde dolaştırın. Cildinizin ferahladığını, yağından arınmaya başladığını ve gerginleştiğini göreceksiniz.

Kuru ciltler için de tavisye edebileceğimiz bir buz kürü var. Yarım litre kaynamış süte 2 kaşık papatya ekleyip demleyelim. Soğuduktan sonra, papatyalı sütü süzerek buz kalıplarına dolduralım. Hergün bir adet buz küpünü cildimizde dolaştıralım. Kuru ve cansız cildimizin canlandığını fark edeceğiz.

Kaynak: kadınsan.net

19 Temmuz 2010 Pazartesi

Dereotunun Faydaları


Dereotunun ne kadar faydalı bir bitki olduğunu biliyor muydunuz?

İçerisinde sabit ve uçucu yağlar, pektin, tanen ve reçine vardır. Omega3 içermektedir.

Mide ve bağırsak gazlarını gideren, hazımsızlığa iyi gelen dereotunun idrar söktürücü özelliği de var.

Dereotu çayı nefes darlığı ve astıma iyi gelmektedir.

Dereotun çayının sinirleri güçlendirici ve uyku problemlerini düzenlemekte rahatlatıcı etkisi var.

Dereotu ayrıca iştah açar ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde faydalıdır.

Yapılan araştırmalar, tansiyon ve kolesterolü de düşürdüğünü göstermektedir.

Dereotu tüketimi anne sütünü arttırır. Emziren annelere bol dereotu tüketmeleri tavsiye edilir.

İdrar söktürücü ve ödem giderici özelliğiyle zayıflamaya da yardımcı olmaktadır.

Dereotu, taze olarak çeşitli yiyeceklerin yanında veya sade olarak yenebileceği gibi, tazesi veya tohumlarından çay yapılarak da tüketilebilir.

Çayı özellikle mide ve bağırsak gazları için ve astım-nefes darlığı gibi rahatsızlıklar için önerilir. Uyku problemi için de akşam içilecek dereotu çayından fayda görülecektir.

Taze dereotundan yapılacak çay için: 1 demet dereotunu kaynamakta olan suya atarak 2-3 dakika kaynatın. On dakika kadar çayın demlenmesini bekledikten sonra için.

Dereotu tohumundan çay yapmak için: Ezilmiş 2 çay kaşığı dereotu tohumu, kaynamakta olan suya atılarak 2-3 dakika kaynatılır. On dakika kadar bekletildikten sonra içilir.